Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili...


Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun ile Yapılan Değişiklikler

Yasama sürecini tamamlayan ve önümüzdeki günlerde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi beklenen 20/02/2008 tarihli ve 5736 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun ile yapılan değişiklikler bu bültenimizin konusunu oluşturmaktadır.

Yasama sürecini tamamlayan ve önümüzdeki günlerde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi beklenen 20/02/2008 tarihli ve 5736 sayılı Kanun'la;

  • İhtilaflı hale gelmiş vergiler ile uzlaşma sürecinde olan vergiler için yeni bir uzlaşma olanağı getirilmekte,
  • Tebliğ edilmesine rağmen henüz ödenmemiş olan ecrimisil borçlarının yeniden yapılandırılarak tahsilâtının hızlandırılması amaçlanmakta,
  • Bankalar ile Vergi İdaresi arasındaki mülga Bankalar Kanunu'nun geçici 4. maddesinin uygulamasından kaynaklanan ihtilafların çözümlenmesi amacıyla düzenleme yapılmakta,
  • 3717 sayılı Kanun gereği, 15.05.2004 - 15.07.2006 döneminde adli personele ödenen fazla çalışma ücretlerinin damga vergisi hariç hiçbir ödemeye tabi tutulmaması öngörülmekte,
  • Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17/2-e maddesi uyarınca istisna edilen, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının görevleri çerçevesinde yaptıkları bazı teslim ve hizmetlerle ilgili olarak 31/7/2004 tarihinden önceki dönemlere ilişkin yapılan tarhiyatlardan vazgeçilmesi ve tahakkuk eden tutarların terkini hükme bağlanmakta,
  • Vergilendirmeye esas teşkil eden verilerin vergi daireleri nezdinde yanlış ve eksik olması nedeniyle, 1/1/2004 - 31/12/2007 dönemi için ilk tahakkuktan sonra ilaveten tahakkuk ettirilen motorlu taşıtlar vergisinin gecikme zammı alınmaksızın ödenmesine olanak sağlanmaktadır.
  • 5728 sayılı Kanun sonrasın uzlaşma kapsamına giren, Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesindeki fiiller nedeniyle kesilen cezalar tekrar uzlaşma kapsamı dışına çıkartılmaktadır.

Aşağıda bu düzenlemeler ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

1. Yargı veya Uzlaşma Sürecinde Bulunan Vergiler İçin Uzlaşma

  • 1.1. Kapsama Giren ve Girmeyen Vergi ve Cezalar
  • 1.2.

20.02.2008 tarihli ve 5736 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre yeni getirilen uzlaşma kapsamına;

  • Kanun'un Resmi Gazetede yayımı tarihi öncesi vergilendirme dönemlerine ilişkin olup, bu tarih itibariyle ikmalen, re'sen veya idarece tarh edilmiş olan,
  • Yargı organları nezdinde dava açma, itiraz veya temyiz süreleri geçmemiş veya ihtilaflı olup kanun yolu tüketilmemiş,

- Vergi, resim, harç ve fon payları,

- Vergi ziyaı cezaları,

- Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları,

girmektedir.

Buna karşılık;

  • Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde yazılı fiiller nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezası,
  • Yargı süreci tamamlanarak kesinleşen vergi, resim, harç ve fon payları ile bunlara bağlı vergi cezaları,
  • İl özel idareleri ve belediyelere ait vergi, resim, harç ve fon payları,

kapsama girmemektedir.

Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde yazılı fiiller şunlardır:

Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

- Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapılması, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açılması veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemlerin vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedilmesi,

- Defter, kayıt ve belgelerin tahrif edilmesi veya gizlenmesi veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlenmesi veya bu belgelerin kullanılması,

  • Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgelerin yok edilmesi veya defter sahifelerinin yok edilerek yerine başka yapraklar konması veya hiç yaprak konmaması veya belgelerin asıl veya suretlerinin tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenmesi veya bu belgelerin kullanılması
  • Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgelerin, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basılması veya bilerek kullanılması

1.2. Yapılması Gereken İşlemler

5736 sayılı Kanun'la getirilen uzlaşma müessesesinden yararlanabilmek için;

31.03.2008 tarihine kadar uzlaşma talep edilmesi (Kanun'un Şubat ayı içinde yayımlanmaması halinde bu tarih değişecek olup, süre yürürlük tarihini izleyen ayın sonudur)

  • Tarh edilen vergi ve cezalara karşı dava açılmaması, açılan davalardan uzlaşma tarihi itibariyle vazgeçilmesi

şarttır.

Davadan vazgeçme dilekçeleri uzlaşma komisyonuna verilecektir. Dilekçenin komisyona verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir.

1.3. Uzlaşma Aşamasında Bulunan Vergi ve Cezalar

Kanun'un tarihi itibariyle; uzlaşma veya tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak;

  • Tarhiyat öncesi uzlaşma taleplerinde uzlaşma günü verilmiş olmakla birlikte henüz uzlaşma günü gelmemiş,
  • Diğer uzlaşma taleplerinde henüz uzlaşma günü verilmemiş veya uzlaşma günü gelmemiş,
  • Uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için henüz süresi geçmemiş

alacaklara ilişkin uzlaşma talepleri, Vergi Usul Kanunu'nun uzlaşmaya ilişkin genel düzenlemelerine göre sonuçlandırılacaktır.

Henüz uzlaşma görüşmesi yapılmamış yukarıdaki işlerle ilgili olarak mükelleflerin, 5736 sayılı Kanun'un 1. maddesi hükümlerinden yararlanarak ortaya çıkan veya çıkacak olan vergi ve cezaları 18 taksitte ödeyebilmeleri için, uzlaşma gününde bunu yazılı olarak talep etmeleri gerekir. Uzlaşman görüşmesi yapılarak uzlaşmanın vaki olmadığına ilişkin tutanağın düzenlenmiş olduğu hallerde, tutanağa yazılan nihai teklifin kabulü için henüz süresi geçmemiş olan mükellefler ise dava açma süresi içinde yazılı başvuruda bulunmak, dava açmamak ve nihai teklifte yazılı tutarı kabul etmek koşuluyla taksitlendirmeden yararlanabilirler.

Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle incelemede bulunanlar veya bu tarihte inceleme bitmekle beraber kendilerine uzlaşma günü verilmemiş olanlar madde hükümlerinden yararlanamamaktadırlar.

1.4. Yargı Kararlarının Uygulanması

Kanun'la getirilen olanaktan yararlanılması açısından, yargı sürecinin hangi aşamasında olunduğu ve kanun yolunun tüketilmiş olup olmadığı önemlidir.

İhtilafa ilişkin nihai karar kesinleşmiş ve karar, Kanun'un yayımı tarihi itibariyle taraflardan birine tebliğ edilmişse, yapılan düzenleme hükmünden yararlanılması mümkün değildir. Bu durumda yargı kararına göre işlemler devam edecektir.

Yapılan düzenlemeden yararlanmak üzere başvuran ve açtıkları davalardan vazgeçen mükelleflerin, ihtilafları ile ilgili olarak daha önce verilmiş ve kanun yolu tüketilmemiş kararlar, bu kararların taraflara tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın uygulanmayacaktır.

1.5. Uzlaşılan Vergi ve Cezaların Ödenmesi

Kanun kapsamında uzlaşılan vergi ve cezalarla hesaplanan gecikme faizlerinin, 18 ayda 18 eşit taksitte ödenmesi gerekmektedir.

Taksit tutarları, ilk taksit ödeme süresinin başlangıç tarihinden itibaren her ay ve kesri için ayrı ayrı binde iki oranında hesaplanacak faiziyle birlikte ödenecektir.

İlk taksitin ödeme zamanı, uzlaşma tutanağının düzenlendiği ayı takip eden aydır.

Taksitlerin süresinde ödenmemesi ya da eksik ödenmesi halinde, uzlaşma koşulları ihlal edilmiş sayılmamaktadır. Birinci maddenin (1) numaralı bendinde uzlaşılan verginin 18 taksitte tamamen ödenmesi şartıyla, uzlaşmaya konu tutardan kalan alacakların tahsilinden vazgeçileceği hükme bağlanmış olmakla birlikte, maddenin (6) numaralı bendinde yapılan düzenlemeden, taksitlerin bu süre içinde tamamen ödenmemiş olması halinde de kapsamda kalınabileceği anlaşılmaktadır. Bu bentte yapılan düzenlemeye göre; süresinde ödenmeyen taksitler ödeme tarihine kadar % 5 gecikme zammı ile ödenecek, taksitlendirme süresinin sonundan ödeme tarihine kadar ise 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre gecikme zammı oranında bir zamla ödenecektir.

1.6. Uzlaşma Komisyonları

5736 sayılı Kanun uygulamasında görev yapacak uzlaşma komisyonlarının, mevcut uzlaşma komisyonları mı yoksa yeni ve bu amaçla kurulacak komisyonlar mı olacağı henüz belirli değildir.

Hükümetçe TBMM'ne sevk edilen tasarıda, uzlaşma komisyonlarının oluşturulması ve çalışma şekline ilişkin ayrıntılı bir yetki hükmü varken, bu hüküm Plan ve Bütçe Komisyonunda oldukça değişmiştir. Yasalaşan yetkinin Kanun uygulamasına özgü olarak uzlaşma komisyonu oluşturulmasına izin verip vermediği de açık değildir. Kanun uygulamasının sonuçları ve başarısı açısından özel komisyon oluşturulup oluşturulmayacağı son derece önemli olup, bu durum önümüzdeki günlerde açıklığa kavuşacaktır.

2. Bankalar Kanunu'nun Geçici 4. Maddesinden Kaynaklanan Uyuşmazlıklarda Uzlaşma

2001 yılında yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümleri çerçevesinde bankalar, 2001 yılı bilançolarını enflasyon düzeltmesine tabi tutmuşlar, düzeltme sonucunda bilançolarında önemli tutarda zarar oluşmuştur. Oluşan zararın kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı konusundaki görüş ayrılığı sonucu konu yargıya taşınmış, yargıdan bir kısmı idare lehine ancak çoğunlukla idare aleyhine kararlar çıkmıştır. Çıkan yargı kararlarının uygulanması aşamasında da sorunlar çıkmış ve bu sorunları bir uzlaşı çerçevesinde çözme gerekçesiyle düzenleme yapılmıştır.

Yapılan düzenlemeye göre, enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan zararların % 65'i 2001 yılına ait kurum kazancının tespitinde geçmiş yıl zararı olarak dikkate alınacak, izleyen yıllara ait kurumlar vergisi beyannameleri de bu çerçevede düzeltilecektir.

Yapılan düzeltme sonucu, bankalara red ve iade edilmesi gereken bir tutar bulunması halinde bu tutar bankaların vergi borçlarına mahsup edilecektir. Red ve iadesi gereken tutardan daha fazla bir tutarın yargı kararları gereğince iade edilmiş olması halinde ise aradaki fark, gecikme faizi ve vergi cezası uygulanmadan ödenecektir.

Düzenlemeden yararlanılması için davalardan feragat edilmesi ve bu konuda yeniden ihtilaf yaratılmaması gerekmektedir.

3. Adli Personele Ödenen Fazla Çalışma Ücretlerinde İstisna

3717 sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip Edenlere Yol Gideri ve Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun'a 5177 sayılı Kanun'la eklenen 2/A maddesiyle, maddede sayılan adli personele fazla çalışma ücreti ödeme olanağı getirilmiştir. Bu hüküm 15.05.2004 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.

29.06.2006 tarihli ve 5536 sayılı Kanun'la, 15.07.2006 tarihinden geçerli olmak üzere 3717 sayılı Kanun'un 2/A maddesine eklenen bir cümleyle yapılacak fazla çalışma ücreti ödemelerinin damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmayacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.

Yapılan bu düzenlemeler sonucunda, 15.05.2004 - 15.07.2006 döneminde yapılan ödemeler gelir vergisi stopajına tabi olarak kalmış, 5736 sayılı Kanun'la şimdi bu dönem ödemeleri de stopaj kapsamı dışına çıkartılmıştır.

4. Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşlarının Görevleri Çerçevesinde Yaptıkları Bazı Teslim Ve Hizmetlerde İstisna

Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17/2. maddesine 5228 sayılı Kanun'la eklenen (e) bendi ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, kanunlarla kendilerine verilen görevleri çerçevesinde, kuruluş amaçlarına uygun ruhsat, izin, onay ve benzeri hizmetleri ile bu hizmetlerle ilgili olarak kullanılacak basılı kağıtların bu kuruluşlar tarafından teslimi vergiden istisna edilmiştir. Yapılan düzenlemeyle motorlu taşıtların tescil plaka teslimleri istisna kapsamı dışında tutulmuş, düzenleme 31.07.2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Şimdi 5736 sayılı Kanun'la yapılan düzenlemeyle, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17/2-e maddesinde sayılan işlemlerle ilgili olarak 31.07.2004 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak yapılan tarhiyatlardan vazgeçilmesi, varsa tahakkuk eden tutarların terkin edilmesi öngörülmüştür.

5. Motorlu Taşıtlar Vergisine İlişkin Düzenleme

25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'nda önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu düzenlemeler sırasında mevcut uygulamadaki ağırlık esasına göre vergilendirmeye son verilmiş, vergilemede silindir hacmi esas kriter olarak alınmıştır.

Taşıtların vergilendirmesindeki değişikliklerin ardından, vergilendirmeye esas teşkil eden verilerin vergi daireleri nezdinde yanlış veya eksik olması nedeniyle bazı taşıtlara eksik motorlu taşıtlar vergisi tahakkuk ettirilmiştir. Söz konusu eksikliklerin giderilmesinin ardından geçmişe dönük olarak motorlu taşıtlar vergisi tahakkuku yapılarak gecikme zammı ile birlikte takip ve tahsil edilmesi gereği ortaya çıkmıştır.

5736 sayılı Kanun'la yapılan düzenlemeyle, 5035 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin yürürlüğe girdiği 01.01.2004 tarihinden 31.12.2007 tarihine kadar, ilk tahakkuktan sonra ilave olarak tahakkuk ettirilen motorlu taşıtlar vergisinin; dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve 30.06.2008 tarihine kadar ödenmesi şartıyla, gecikme zammının aranmaması öngörülmüştür.

6. Vergi Usul Kanunun 359. Maddesinde Sayılan Fiilleri İşleyenlerle İlgili Düzenleme

Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesinde 23.01.2208 tarihli ve 5728 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonrasında, 359. maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde tarh edilen vergi ve kesilen cezalar uzlaşma ve tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamına girmiştir.

Bu defa 5736 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, söz konusu vergi ve cezalar, 5228 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 08.02.2008 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden uzlaşma ve tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamından çıkartılmıştır.

Bilgilerinize sunarız.

 
ANKARA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER MESLEKTE BİRLİK DERNEĞİ
Adres : Gazi Mustafa Kemal Bulvarı 38/10 Kızılay / Ankara
Tel : 0 (312) 232 54 30 Faks: 0 (312) 232 54 31